Home İlçemiz Hacıbektaş
İlçemiz Hacıbektaş PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı   
Pazartesi, 08 Eylül 2008 15:24

 

HACIBEKTAŞ REHBERİ

 

İncinsende incitme 

Hacıbektaş, doğal bir müze olan Kapadokya’nın önemli merkezlerinden biridir.1967 yılında, Sulucakarahöyük’te yapılan kazı çalışmaları sonucunda elde edilen arkeolojik buluntular, buradaki yaşamın, M.Ö. yıllara dayandığını kanıtlamıştır.Bu kültür kalıntıları tarihi sırasına göre: Eski Tunç çağı: M.Ö. 3000-2000, Asur-Ticaret Kolonileri Çağı: M.Ö. 1950-1800, Hitit Çağı: M.Ö. 1800-1200, Frig Medeniyeti: M.Ö. 1200-650, Genç Hitit-Helenistik-Galat Çağı: M.Ö. 620-200, Genç Roma Devri: M.Ö. 2. yüzyıl-M.S. 4. yüzyıl olarak tespit edilmiştir.Höyükten çıkarılan arkeolojik buluntular, bölgenin ne denli zengin ve köklü medeniyetlere ev sahipliği yaptığını göstermektedir.Kazılardan çıkan eserler Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.XIII. yüzyılda büyük Türk düşünürü Hacı Bektaş Veli’nin, Horasan’ın Nişabur kentinden Anadolu’ya gelmesi ve Sulucakarahöyük’e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım Köyü'nün çehresi değişmiştir. Hacı Bektaş Veli, burasını bir bilim yuvası haline getirip düşüncelerini yaymış, Avrupa Ortaçağ karanlığını yaşarken Anadolu’nun bu yöresi sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda çağına göre önemli gelişmeler kaydetmiştir. Ölümünden sonra da Sulucakarahöyük adı onun anısına uygun olarak Hacıbektaş olarak değiştirilmiştir.

 

 

HACIBEKTAŞ VELİ HAYATI VE FELSEFESİ

Ahmet Yesevi’nin dergahında yetişmiş, Lokman Parende’nin öğrencisi olan Horasan erenlerinden Hacı Bektaş Veli, 1209 yılında Horasan’ın Nişabur şehrinde doğup, 1270-1271 yıllarında vefat etmiştir ( Doğum ve ölüm tarihlerine ait değişik kayıtlar mevcuttur).Hoca Ahmet Yesevi Dergahı’nda ki egitim ve öğrenimini tamamladıktan sonra; 12.ve 13. yüzyılın savaş ve kargaşa ortamında, barışın simgesi olan güvercin donuyla Anadolu’ya geldiği söylenir.Sulucakarahöyük’e , bugünkü Hacıbektaş ilçesine yerleşerek, Anadolu insanının yaşam biçimleri, inançları ve kültürel değerlerinin sentezinden oluşturduğu, Anadolu Alevi ve Bektaşi inancını ve yaşam felsefesini burada yeşertmiştir.“Gelin canlar bir olalım, diri olalım, iri olalım” diyerek gönüllere taht kuran Hacı Bektaş Veli birleştirici, yapıcı, hoşgörü sahibi, sevgi dolu bir gönül eri; büyük bir mutasavvuftur.

Hacıbektaş Veli Müzesi

Müze Dergah olarak Hacı Bektaş Veli'nin Çilehane (Kızılcahalvet) odasına eklenen yapılarla 16.YY'da tamamlanmış, 1807yılında padişah 4.Mustafa, 1862 yılında Abdülaziz, 1895 yılında da II.Abdülhamit tarafından tamir ettirilip, zamanla bugünkü halini almıştır.

Üçler Çeşmesi

Birinci Avlu (Nadar Avlu) içinde ki üçler çeşmesi dergahın son yıllarında postnişinlik yapan Hacı Feyzullah Baba tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin üç kurnası , “Eline, Diline, Beline” sahip ol anlamında, Bektaşi kurallarını hatırlatır.

 

ARSLANLI ÇEŞME

Çeşme, dergah avlusu olarak adlandırılan ikinci avluda yer alır. Kitabelerden 1554 tarihinde yaptırılan çeşmenin adı, 1875 yılında Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kızının Mısır’dan gönderdiği aslan heykelinin yerleştirilmesinden sonra Aslanlı Çeşme olarak kalmıştır.

KIRKLAR MEYDANI

Kırklar Meydanı adı verilen bu büyük salon Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin önündedir. Tavanında güneş sembolleri bulunan meydandaki vitrinlerde, Hz. Ali’nin ceylan derisi üzerine Kufi yazısı ile yazmış olduğu Kuran’ın Secde süresi, 12 dilimli teslim taşları, bele takılan kamberiyeler, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin armağanı olan İran halısı, ipek seccadeler, Hacı Bektaş’a hizmet edenlerin gönüllerinden hiç çıkmayan “Işık” unsurunun simgesi şamdanlar ( en bilinen Kırkbudak Şamdan’ı) bu meydan da sergilenmektedir.

HACI BEKTAŞ VELİ TÜRBESİ ( PİR EVİ)

Türbe kapısı, Kırklar Meydanı’nın giriş kapısı ile aynı duvarda, Medet- Mürüvet penceresinin tam karşısındadır. Bektaşi alemi için bu zahiri dergah kapısından ( Gög Eşikten) gönüller şehrine mana yolculuğu başlamaktadır. Kare planlı türbenin ortasında Hacı Bektaş Veli’nin yeşil örtülü sandukası yer almaktadır.

BALIM SULTAN TÜRBESİ VE ANIT DUT

 Balım Sultan Rumeli’den 1501 yılında Hacıbektaş’a gelerek postnişin olmuştur. Hacı Bektaş Veli’den sonra tarikatın ikinci büyük kişisi olarak adlandırılan Balım Sultan’ın türbesi Hacı Bektaş Veli’nin türbesi ile aynı avluda (Hazret Avlusu) bulunmaktadır. Şehsuvaroğlu Ali Bey tarafından 1519 yılında yaptırılmıştır. Balım Sultan Türbesi önündeki dut, Amerika’nın keşfinden sonra getirilen fidanlardan birisi olup, 5oo yıldır desteklerle ayakta durabilmektedir. Bu durumuyla anıt içinde anıt gibidir.

BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ

Müzenin yüz elli metre kadar güneyindedir. Kitabesinde, Hacı Bektaş Veli soyundan Şeyh Bektaş’a ait bu binanın, 1603 yılında inşa edildiği yazılıdır. Rivayete göre, Bektaş Efendi’nin, İstanbul’da Bektaşi tarikati ile ilgili bir sorundan dolayı başı kesilmiş, kesik başı Hacıbektaş’a getirilerek, ziyaratgah olarak adına bu türbe yaptırılmıştır.

BEŞTAŞLAR

 İlçenin kuzeyinde, 5 km. uzaklıkta, Çivril köyü yakınlarında beş adet büyükçe taşın olduğu yerdir. Haksızlık karşında kalan Hacı Bektaş Veli’ye bu taşların tanıklık ettikleri rivayet olunur.

BEŞTAŞ CEM EVİ

Beştaş’da yer alan Cem Evi: Hacıbektaş Belediye’si, Karacaahmet Derneği ve İstanbul’lu hayır sahibi Ahmet Çakar’ın katkıları ile 1987 yılında yapılmış olup daha sonra etrafı ağaçlandırılıp, su kaynakları faaliyete geçirilmiştir. Halkın kurbanlarını kesimhanede kestirdikten sonra burada pişirebilecekleri özel ocakları ve piknik alanı mevcuttur.

ÇİLEHANE DELİKLİTAŞ

İlçenin 3 km. doğusunda Arafat Dağı’nda bulunan mağaradır. Hacı Bektaş Veli’nin bu mağarada halvette ( yalnız düşünceye dalma) bulunduğuna inanılır. Mağaraya girildiğinde, bir insanın zorlukla geçebileceği ufak bir delik vardır. Günahı olan insanların zayıf dahi olsalar delikten geçemeyeceğine inanılmaktadır.

MAHZUNİ ŞERİF ANIT MEZARI

Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Aşık Veysel heykelleri ile 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta hayatlarını kaybedenler anısına dikilmiş Ozanlar Anıtı ile birlikte Çilehane de yer almaktadır.

ZEMZEM ÇEŞMESİ

Çilehane’nin biraz aşağısında kesme taştan yapılmış, kemerli bir çeşmedir. 1559 ve 1908 tarihlerini taşıyan kitabelerden, çeşmenin Fevzi Baba zamanında Çakıranlı Kahraman tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca çeşmenin suyunun şifalı olduğuna inanılıp zemzem çeşmesi olarak adlandırılmıştır.

SULUCAKARAHÖYÜK

İlçenin kuzeyinde, bulunan tepedir. Prof. Dr. Kemal Balkan tarafından höyükte, 1967 yılında başlatılan arkeolojik kazılarda Helenistik, Roma, Frig, Hitit ve Bronz çağlara ait katmanlar tespit edilmiştir. Çıkarılan eserler Hacı Bektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.

KADINCIK ANA EVİ VE AKPINAR

Karahöyük’ün eteğinde, tarihi Akpınar Çeşmesi’nin arkasında bulunur. Balım Evi’de denilen evin İdris Hoca’ya ait olduğu ve Kadıncık Ana' nın Hacı Bektaş Veli’yi bu evde konuk ettiği bilinmektedir. Birbirine ekli üç odadan oluşan evin birinci odası tek kemerli olup, odanın sol tarafındaki eğri duvar yıkılmak üzere iken Hacı Bektaş Veli’nin eli ile yıkılmasını engellediği rivayet edilir. Giriş kapısının karşısındaki sol köşede ise Kadıncık Ana’nın gizlendiği söylenen tandır yeri bulunmaktadır. Hacı Bektaş Veli velayetnamesinde de adı geçen tarihi Akpınar Çeşmesi, Kadıncık Ana Evi’nin hemen aşağısında bulunur.

HIRKADAĞI

Hacı Bektaş Veli’nin hırkasını yaktığı söylenen ve bu söylentiden adını almış olan dağ, volkanik özellikte olup, Hacıbektaş’a 15km. uzaklıktadır. Söylentiye göre Hırkadğı' nda yanan ışığı gören dervişler Hırkadağı' na gelir. Burada Hacı Bektaş Veli, Gayp Erenleri ( sadece Hacı Bektaş Veli’nin görebildiği ermişlerdir) ile görüşür. Sırtındaki hırkayı ateşin üstüne bırakıp, külü havaya savuran Pir, etrafındakilere “Kül zerrelerinin düştüğü yerde bir ağaç bitsin ve bu kıyamete kadar böyle devam etsin”, der. Mevcut ardıç ağacı bu anıyı canlandırmaktadır.

DEDEBAĞ

Hacıbektaş ilçesinin kuzeyinde, ilçeye 3 km. uzaklıktadır. Dedebağ’ı, dergaha bağlı bir yer olup, tekkelerin açık olduğu dönemde önemli ocaklardandı. Bugün mesire yeri olarak kullanılan Dedebağı’nda dergahın geleneğini devam ettiren HEKDER tarafından her yıl baharda, Aşure kaynatılıp halka dağıtılır ve semahlar dönülür. Şeker Pınarı, Hacı Melek Baba ve Pehlivan Baba’nın mezarlarını kapsayan küçük bir türbe de bulunmaktadır.

HANBAĞI

Dergahın sebze ve meyva tüketimini karşılayan bağlar, 1320 yılında Tatar Güllühan tarafından geliştirilmiş, 1869 yılında ise dergah postnişinlerinden Hasan Dede tarafından restore ettirilmiş olup, dergaha derviş olmak isteyenlerin ilk başvuracakları ocak olarak kullanılmıştır.

ATKAYA

Söylenceye göre; Akşehir’de oturan erenlerden Seyyid Mahmut Hayrani, Hacı Bektaş Veli’ye inanmamaktadır. Bir aslana at gibi binip, eline de bir yılan alıp kamçı gibi kullanarak, Hacı Bektaş Veli’ye gelmektedir. Hacı Bektaş Veli’de cansız bir kayayı canlandırıp üzerine de binip Hayrani’yi karşılamaya gider. Hayrani, cansıza hükmedebilen ve kendilerini karşılamaya gelen Pir’e büyük saygı duyup ona inanır. Hacı Bektaş Veli’nin üzerine çıkıp at gibi yürüttüğü söylenen kaya ilçenin güneyinde bulunmaktadır.

ANIT CEVİZ AĞACI

Otuz metre boylanabilen geniş tepeli, kalın dallı ışık ağacı olarak bilinen ağacın özel bir örneği Hacıbektaş Yabanlı çiftliğinde bulunmaktadır. Burada bulunan cinsi dallarının yere değip uzandıktan sonra, yerden tekrar yukarıya yönelerek çadır görüntüsü oluşturmasından dolayı ender ve değerlidir. 350-400 yıllık olduğu tahmin edilen ağacın bulunduğu mevkide yeşillikler içinde Hacıbektaş’a has yemeklerin tadıldığı bir restoranda faaliyet göstermektedir.

BALIM BUĞDAYI

Rivayete göre, harman yerini gezerken Hacı Bektaş Veli, köylülere, sapların altında ne olduğunu sorar. Gerçeği inkar eden köylüler: "Bu bir şey değil ki sana verelim" diye geçiştirirler. Hacı Bektaş Veli "Nesne değilse hiç nesne olmasın" der ve geri dönüp gider. Köylüler sapları kaldırıp bakarlar ki, tahılları taş olmuş. Taş olan tahılları etrafa saçtıktan sonra, "Tahıllarımızı taş etti ama evlerimizde altınlarımız var" diye düşünürler, bunu hisseden Pir "onlar da taş olsun" der. Onların da taş olduğunu gören köylüler Pir’e geldikleri zaman, Hacı Bektaş Veli onları hoşgörür ve "Buğdaydan erkek evladınız ve mercimekten de kızlarınız olsun" diye dilekte bulunur. İlçeye gelenler balım buğdayını almadan gitmezler.

KURBAN KESİM YERİ

Belediye tarafından Bengiler Bölgesinde, 16 Ağustos 2005 yılında hizmete sunulan tesiste; kurbanlık satış yerleri, veteriner kontrolünde modern mezhabahalar, kurban kestireceklerin ihtiyaçlarını karşılayacakları idari tesisler ve soğuk hava depoları bulunmaktadır.

ATATÜRK EVİ

Mustafa Kemal Paşa 22 Aralık 1919 tarihinde Hacıbektaş’a geldiğinde , Çelebi Cemalaettin Efendi tarafından karşılanıp ağırlanmış ve Kurtuluş Şavaşı’na Alevi-Bektaşi toplumu tüm güçleri ile O' nun istediği desteği vermişlerdir. Mustafa Kemal, bir topluma karşı ilk kez, kuracağı rejimin Cumhuriyet olduğunu bu evde söylemiştir. Atatürk'ün Hacıbektaş’ta konakladığı ev bugün müze olarak hizmet vermektedir.

HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR MERKEZİ

Kültür merkezi 2001 yılında hizmete açılmış olup, binada, İlçe Kütüphanesi, Turizm Danışma Bürosu, 180 ve 500 kişilik iki adet tiyatro salonu yer almaktadır . Hacı Bektaş Veli’yi Anma Kültür ve Sanat etkinliklerinde bu salonlarda paneller, konferanslar düzenlenmektedir. Kültür merkezi binasında, Kültür Bakanlığı Semah Ekibi de çalışmalarını sürdürmektedir. Resim-Sergi Salonunda sergiler düzenlenmekte olup, Gazi Üniversitesi Hacıbektaş Veli Araştırma Merkezi de burada hizmet vermektedir.

HACIBEKTAŞ ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ

Sulucakarahöyükten çıkarılan eserler müzenin arkeoloji seksiyonunu oluşturmaktadır. Höyük’te eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2500), Frig Çağı (M.Ö. 1200-700) yaşanmış olup müzede bu dönemler ile Helenistik ve Roma dönemlerine de ait çanak, çömlek, kemik, bronz eserler ve sikkeler sergilenmektedir. Buluntuların çıkarıldığı yerde serğilendiği ender müzelerden birisidir.

SEMAH

Semah, Arapça sema köküne dayanan sözcükten kaynaklanan Alevilerin temel ibadeti olan cem ayinlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Cem’in belli bir aşamasında bağlama eşliğinde kadın ve erkek canların çalınan ezgiler eşliğinde birlikte yaptıkları dinsel törenlerdir. Semah dönmek cem içinde yapılan on iki hizmetten biridir. Semah dönen canlar duygunun, sevginin, aşkın dorukta olduğu bir anı yaşarlar ki bir anlamda bu tanrıya ulaşmaktır. Yörelere göre değişen pek çok semah çeşidi olup Turna Semahı, Hacıbektaş Semahı, Kırklar Semahı, Kırat Semahı bunlardan bazılarıdır. Semah her gün sabah 11.00 öğle sonu 15.00 da halka açık dönülmektedir.

HACIBEKTAŞ ŞARABI

Karaburna kasabası’nın güneyinde kefek denilen kayalar oyularak zor şartlarda ilk şaraphane kurulmuştur. Kapodokya bölgesine has bağlara sahip yöre insanı, eskiden kendi çabaları ile Hacıbektaş şarabını üretirken, ilk defa şarap seri üretimi ise 1967 yılında başlamıştır. Değişik cins şarapların yanı sıra şampanya yapımı da başlamıştır.

HACIBEKTAŞ TAŞI

Türkiye, çeşitli süs eşyası imaline çok uygun olan Oniks( onyx) taşı bakımından dünyanın en şanslı ülkesidir. Bu taşı işleyen ustalar eskiden sadece Hacıbektaş’ta bulunduğu için taş “Hacıbektaş Taşı” olarak ün salmıştır. İlçe merkezinde çok çeşitli ve ucuz hediyelik taşlar konukların ilgisini çekmektedir.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ HACI BEKTAŞ VELİ MESLEK YÜKSEK OKULU VE KIZ YURDU

Yüksekokulumuz, yaklaşık 6.000 metrekare kapalı, 36.000 metrekare açık alana sahiptir. Yüksekokulumuzda, aynı anda 400 öğrenci ders görebilecek durumdadır. 20'şer kişilik bilgisayar ve projeksiyon cihaz donanımlı iki bilgisayar laboratuarımızın yanında, her biri 36 kişilik 10 dershanemiz mevcuttur. Mevcut bina bir fakülteyi içinde konuşlandıracak şekilde planlanmıştır. Çevre düzenlemesi ve teknik donanımı HEKDER tarafından yapılmakta olup, kız öğrenci yurdu da HEKDER tarafından işletilmektedir.

 

Belediye : (0384)4413651 http://www.hacıbektas.bel.tr/

İlçe Emniyet : (0384)4412697 http://www.hacibektas.bel.tr/

Turizm Danışma Merkezi : (0384)4413687 

Hacı Bektaş Veli Müzesi : (0384)4413022

Gazi Ünv. Hacıbektaş Veli M.Y.O. : (0384)4413432 http://www.hacıbektas.gazi.edu.tr/

Kalınacak yerler : Karahöyük Otel (0384) 4413015 

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Eylül 2008 15:40 )
 
Telif Hakkı © 2012 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.
 

DUYURULAR